NIETZSCHE 4

Konu:: “nihilizm”, değerlerin mantıkça değerlendirilemeyişi ve insanın varlık şartı olarak değerlendirme. 

Nietzsche’nin nihilizm görüşünü konuştuk:

1.         “Öldürmeyeceksin” diyen birine “Niçin?” diye sorulduğunda, örnek olarak, “Yaşam değerlidir de onun için” demiş olsun. Bu kişiye yeniden “Niçin yaşam değerli olsun ki?” diye sorulduğunu düşünün, herhalde gene bir şeyler diyecektir. Ama “niçin?”leri sormaya devam ederseniz bu sorma ve cevaplandırma sonsuza dek sürüp gidemez.  Bir yerde bir şey diyemeyecektir. İşte bu susma noktasına büyük çoğunlukla Tanrı kondu. Böylece Tanrının emriyle, bütün “niçin”ler temellendirilmiş oluyordu. Başka bir deyişle Tanrı bütün nedenleri cevaplayan, bütün değerlerin üzerine oturtulduğu temel olmuştu.

Tanrı ölürse, tüm değerlendirmelerimiz havada kalacaktı.

Nietzsche “Tanrı öldü.” demekle bunu söylemek istiyordu: Çağında bütün niçinler, bu arada bütün değerlendirmelerin havada kaldığını…

2.         Nietzsche’ye göre böyle bir döneme gelmiştik. Bilim ve düşünce gelişmesi, bütün değerlerin temelini kazımıştı… Avrupa’da yaşanan nihilizm buydu işte. Değerleri bir yere oturtamamanın yarattığı toplumsal çöküntüye hızla yuvarlanmaktaydık. “Tanrı öldü” derken, “Tanrı” bütün değerlendirmelerimizi meşru kılan temel anlamında kullanmıştı. Yoksa Tanrının varlığı, ölmüş olup olmaması değildir önemli olan; Önemli olan Batı dünyasının bu değerlere dayanak bulamayışıydı.

3.         Değerlerin temellendirilemeyeceğini söyleyen Nihilist için değerlerin gerçekliği yoktur. Değerlendirmemiz için bir temel olmadığına göre; her şey yapılabilir, herşey aynı ölçüde değer dışıdır. Her şeye izin verilmiştir.

4.         Nietzsche de katılır doğada değer olmadığına. “Değerlendiren biri olmadan değerli bir şeyin olmayacağını kendisi demişti.” kendisi demişti. Ancak biri bir şeye değer verdiğinde değerli bir şey olabilirdi…

5.         Doğada değer yoktur ama; değerlendirme bir insan fenomenidir. İnsan değerlendirmeden yaşayamaz, Nietzsche’ye göre. İnsan durmadan değerlendiren ve değer yaratan bir varlıktır:

Birini düşünün; bir gün ressam olmak istiyor, bir kursa yazılıyor ve kitaplar alıyor, gerekli malzemeleri topluyor evine. Ama kısa bir süre sonra kararını değiştiriyor ve siyasetle uğraşmaya karar veriyor ve o doğrultuda uğraşlara kalkışıyor. Bir süre sonra ticareti, daha sonra askerliği seçiyor…

Bu adam yaşamını sürdüremez. Resme, siyasete, ticarete ve askerliğe farklı değerler verdiği için yaşamını sürdürecek alışkanlıkları kazanamayacaktır…

Eğer resme verdiği değer yaşamında değişmeseydi, bu alanda kazandığı alışkanlıklarla ressam olabilecekti ve yaşamını sürdürebilecekti kazandıklarıyla…

Demek değer vermek bir yaşam şartıdır insan için. Bazı şeylere değer vermeden, o doğrultuda alışkanlıklar oluşturmadan yaşayamaz insan.

6.         Hayvanlar yaşamlarını sürdürmek için gerekenlere doğuştan sahiptir. Kedinin dişi, pençesi vardır. Bu aletleri (pençesini, dişini) fareler karşısında nasıl kullanacağını doğuştan bilir (içgüdüleri sayesinde). Kedinin değerlendirmeler yapmaya gereksinimi yoktur.

Hayvan içgüdüleriyle yaşar: Doğanın yaptığı seçimlerle…

İnsan ne böyle araçlara ne de içgüdülere sahiptir: Yaşama saygısından et yememeyi seçebildiği gibi… Tetikçi de olabilir; işi insan öldürmek olan…

İnsan belirlenmemiştir.

7.         İnsan, içgüdülere sahip olmamanın eksikliğini kapayacak alışkanlıkları, değerlendirmeleri sayesinde kazanır: Bir yaşam tarzına değer verir (tüccar olarak yaşamayı değerli bulur) ve bu değerlendirmesi sayesinde yaşamını sürdürecek alışkanlıklar kazanır…

8.         Değer yoktur doğada. Ama insan değerlendiren varlıktır. Değer vermeden, basamaklandırmadan yapamaz… İnsan değerlendirdiği için değer vardır.

Değerler bulunan değil, yaratılan şeylerdir.

9.     İşte bu düşüncesiyle diğer nihilistlerden ayrılır Nietzsche: Onlarla birlikte doğada değer olmadığını söyler. Ama onlar gibi değer tanımaz yaşantıyı savunmaz. Değer tanımazlık içinde boğulmaz… İnsan değer yaratan varlık olduğu için, yarattığı değerler yaratır ve değerleri sayesinde yaşamını sürdürebilir.