NIETZSCHE 3

Konu: “Gerekir” ve “İstemek” kavramları arasındaki çelişki. İki tür istemek ve bu çelişkide “yaratma”nın yeri ve anlamı.

1.         Gerekirler”den söz etmek aslında bir aldatmacadır Nietzsche’ye göre:

Bir şeyleri yapmamız gerektiğini söyleyenlere, bir şeyin değerli olduğunu savunanlara; “niçin?” diye sorun. Bir şeyler diyecektir. Ama siz her cevabına “Neden son dediğini yapmamız gereksin?” diye yeniden sormaya devam edin…

Bir yerde duracaktır: bir neden ileri süremeyeceği bir yere gelecektir.

Eğer bu duralamada dürüst konuşacak olursa, mutlaka “İstiyorum” diyecektir.

Evet; yaşamın temelinde mantıklı açıklamalar değil, bu nedensiz “İstiyorum” var.

Ve “İstiyorum”la dillendirdiğimiz güç: bu akıl dışı güç, algı dünyasını yaratan güçtür.

2.         “İstiyorum”ların temelinde çoğunlukla korkularımız, ya da tembelliğimizle karşılaşırız Nietzsche’ye göre:

İyinin ve doğrunun ne olduğunu bildiğini söyleyen ve bu tür araştırmaları cezalandıran toplum karşısında çoğumuz istediklerimizi kendimize bile söyleyemeyiz; korkumuzdan… İstediğimizi söylediğimiz şeyler, büyük çoğunlukla bize dikte edilenlerdir. Korkaklığımızı kendimizden ve herkesten gizleriz. Söyleyip yaptıklarımız, istediklerimiz değil söyleyip yapmamızı istenen şeylerdir…

Nietzsche’nin Freud’dan önce bilinçaltından ve savunma mekanizmalarından söz ettiğini görüyoruz. (Kuşkusuz bu terimleri kullanmadan)

İnsanı, artık rasyonel varlık olarak düşünmüyoruz: Makul olduğunu söylediğimiz hemen her şey akıldışı bir baskının ürünüdür.

3.         “İstiyorum”ları araştırdığımızda, yalnızca korkularımızla karşılaşmayız: Karşılaştığımız sorunları kendi dil ve mantığıyla çözmeye çalışan karanlık (bilinç dışı) bir güce de ulaşabiliriz… Bize yardım etmek isteyen bu güç (yaşam gücü) imajlarla konuşur. Çözümlerini hayallerle iletir bize. En açık biçimiyle sanatta, rüyalarda açar bu kendisini kendisini…

Jung,  psikolojisini bu kavramlarla kurdu… (Arketiplerden söz ediyoruz.)

4.         Bu tür “İstiyorum”lar da akıldışı olduğundan mantıklı düşünceyle ulaşılamaz ve anlatılamaz. Onun dilini çözmeyi öğrenmemiz gerekir: imaj dilini: rüyaların ve sanatın dilini…

5.         Bu “İstiyorum”ların kaynağı teorilerden önce gelir ve teorileri kendi amaçları için kullanır…

İstiyorum tözdür (substance’dır), evreni kuran güçtür. Teorilerse, bu gücün amacına ulaşmak için kullandığı araçlar.

Teoriler yaşama zarar vermeye başladığı anda hemen bırakılmalıdır: ne ölçüde mantıklı, ne ölçüde deneylere uygun olursa olsun…

Bu nedenle teorilere (modernizme) karşıdır Nietzsche. Teorilerin baskı aracı olduğunu ilk fark edenlerdendi: Teorilerde mantığın arkasına saklanan istek aslında yaşamdan kaynaklanan tüm isteklere düşmandır.

İşte bu nedenle bütün Postmodernistler Nietzsche’yi saygıyla anar.

6.         İki tür “İstiyorum” da akıldışı olduğundan bilgi oluşturulamaz bu alanda. Bu alan sanatla yeniden yaşatılabilir. Sanat yoluyla kanıtlanabilir ancak.