NIETZSCHE 2

Konu: Yaşam aklı maddi dünyada karşılaştığı sorunları çözmek  için yarattı. Ondan daha fazlasını istemek, yaşamda yol göstermesini beklemek yanlıştır.

1.       Nietzsche’nin bulunduğu dönemde İdealizm egemendi Avrupa’da. Bu nedenle idealist düşünceyi ve o günkü durumuna kısaca bakmaya karar verdik.

2.       Özetlersek İdealist düşünceyi (İlkin Platon’da karşılaşmıştık):

Kedinin karnındaki cenin doğup büyüyünce kedi, çınar tohumundaki de çınar ağacı olduğuna göre kedinin karnındaki ceninde ve çınar tohumunda kedi ve çınar bilgisi olmalı. Yoksa milyonlarca yıl kedi ve çınarın varlığını sürdürmesi nasıl açıklanabilir…

Ayrıca kartal yavrusunda kartal bilgisi olmasa, yediklerine ve içtiklerine kartal formu vermeyi sürdüremezdi; bir süre sonra kartaldan başka şey olup çıkardı.

Bu dediklerim olayın biçimle ilgili yanı.

Bir de bilgiyle ilgili yanı var:

Örnek olarak bir kediye baktığımda “kedi” demem çok önemli bir olay… Ona “kedi” dediğim anda, orada görmekte olduğum şeyi, daha önce karşılaştığım tüm varlıklarla karşılıyorum ve onu kedi sınıfına yerleştiriyorum demektir… Demek ki kediye “kedi” dememden öce bende kedi bilgisi vardı… Öyle ya; kedi bilgisi olmasaydı, görmekte olduğum varlığın kedi türünden olduğunu nasıl söyleyebilirdim?

Özetle dersek;

  1. Tür düşünceleri etkindir; varlıkları biçimlendirir ve
  2. Varlıkları biçimlendiren düşünceler, insanın gözünden bakarak varlıkları tanımamızı sağlar.

3.       19. y.y., tarihe önem verir. Bu eğilim Hegel’den geliyor. Hegel şöyle düşünüyordu: Varlıkları ve onların yaşadıklarını ideler (tür düşünceleri) belirlediğine göre, tarih araştırması bir düşünme araştırması olmalıydı. Bu nedenle masaya oturdu, “varlık” sözcüğünün anlamı üzerinde düşünerek tarihi açıkladı ve dahası, gelecekte olayların nasıl gelişeceğini anlattı; varlık tanımının anlamını, onun mantık sonuçlarını araştırarak… Masa başında tarih ve gerçeklik araştırması…

Geçmişi düşünce kumuştu.

Geleceği de düşünce kuracaktı.

Hegel’e göre insan tarih sahnesinde oynayan bir robottu yalnızca. Düşüncelerin oynattığı bir robot… İnsan etkin bir varlık değildi.

4.       Nietzsche buna karşı çıktı. Mantıklı düşünmeye dayanan kanıtlarla yapmadı bunu. Çünkü yaşayan insan için apaçıktı yanlışlığı. Kanıt gerektirmeyecek kadar açıktı: Hiç bir insan bir robot gibi yaşamaz kendisini… Bir çok durumda, karar verme durumunda olduğunu yaşar: Nereye gideceğini, ne yapacağını gün boyu sorar kendine… Yenilik peşindedir… Özgür olduğunu kanıtsız algılar… Hegel’in dediği, insanın en temel yaşantısına ters düşmekteydi.

5.       Hegel haklı olsa bile (geçekte düşüncelerin yönettiği robot olsak bile) bu düşünce yaşam sırasında kullanılamaz. Robot olduğumuz düşüncesiyle yaşamı sürdüremeyiz. Sürekli kullanılacak düşünceler üretmek zorundayız. Nietzsche bunu yaptı. Yaşarken kullanabileceğimiz düşünceler üretti…

6.       Yaşamın belli bir evresinde ortaya çıkan kanadın görevi kuşların uçmasını sağlamaktı. Kuşların kanat aracılığıyla evreni anlamaya çalışmaları ne kadar yanlışsa (kanadın amacı kuşun uçmasını sağlamaktır çünkü evreni anlamasını sağlamak değil), insanın düşünceyle evreni anlamaya çalışması da o kadar yanlıştır. Çünkü kuşun kanadı gibi, insan beyninin işi, düşünmek yoluyla yaşama hizmet vermektir; evreni anlamak değil. Bu nedenle düşünceler kullanılır şeyler olmalı ve yarar sağlamalı yaşam sırasında. Düşünceler kanıtlanması gereken şeyler değil kullanılan şeyler olmalı..

Kısacası (yaşamak için değil de) evreni anlamak için düşünmek yanlıştır…

7.       Bu nedenle Nietzsche Hegel gibi düşünenlere karşı çıkarken düşünceleri kullanmadı; kanıtı yaşadıklarındaydı. Düşüncelerle yönetilen robot olmayı kabul edemezdik yaşam sırsında: kullanılmaz bir düşünceydi çünkü… Öyleyse robot değildik… Kullanılmazlığı, yanlışlığı için yeterli kanıttı…